Hibe ve destek programı düzenleyenlere öneriler

Artık hibe ve destekler sadece kamu kurumlarınca sağlanmıyor. Aşina olduğumuz KOSGEBAvrupa Birliği ve Kalkınma Ajansları gibi kurumlara Türk Telekom ve Sabancı Vakfı gibi sivil toplum kuruluşları ve şirketler de eklendi. Projelere destek sağlamak seçkin kurum ve şirketlerin sosyal sorumluluk faaliyetlerinin önemli bir bileşenini oluşturmaya başladı. Verilen destekler de para ile sınırlı değil. Eğitim, yer tahsisi, uygulama rehberliği, iş ortaklığı, imtiyaz hakları kullandırma, kaynak paylaşımı, deneyim kazandırma gibi unsurlar önemli yer tutuyor.

Örneğin, son dönemde girişimcilerin akıllı para öneren yatırımcıları tercih etmesi dikkat çekici. TÜBİTAK’ın geçen hafta ilan ettiği 1512-B girişimcilik destek programında Türkiye’nin büyük şirketlerinden 11’ini destek “sağlayıcıların” arasına katmasıyla yapılan iş birliği önemli bir farkındalığı göstermekte. Artık ticari amaçla kurulmuş bir limited şirket olmanız önemli değil, bütün girişimler birer sosyal girişime dönüşüyor. Yeni trend, aktivist olmamakla birlikte, tüm şirketlerin güçlü sosyal kaygılara, amaçlara sahip olması.

ZihniSinir2

Peki, ister kamu ister sivil toplum kuruluşu isterse özel bir şirket olun, hibe ve destek programlarından azami faydayı sağlayabilmek için nasıl bir bakış açısına sahip olmalı? Öncelikle, (projelere destek sağlamak için) program düzenlemek de bir projedir, bunu gözden kaçırmamak gerek. Dolayısıyla, proje (yönetimi) ve başvuru hazırlamanın püf noktaları temelde geçerliliğini koruyor. Örneğin, sadece (para, hizmet) sunmaya değil, doğru kişi ve projelerin destekten faydalanmasına ve etki yaratmaya odaklanmalı. Bunlara ek olarak, aşağıda derlediğim öneriler her iki tarafa da yüksek kazanım sağlayabilir.

Destek programlarının başarısını arttırmaya dönük ipuçları

Sadece para dağıtan kurumlar olmadığınız bilinsin. Asıl varlık sebebinize vurgu yapın, kendinizi alanıyla ilgili konularda gündemi belirleyen, referans alınan, geleceğe dair öngörülerde bulunan prestijli makamlar olarak konumlandırın. Hibe ve destekleriniz bu amaçları katılımcı ve demokratik bir yolla, her tür ve büyüklükteki girişimciliği teşvik ederek gerçekleştirmeye hizmet etsin.

Tabi olduğunuz veya belirlediğiniz kurallar faaliyetlerinizi gölgelemesin. Keskin olmayan çizgileri amaçlarınızı en verimli ve etkin yerine getirebileceğiniz çalışma düzenini yaratacak şekilde yorumlayın. Keskin çizgileri ise her program döneminde gözden geçirin, yenilemekte çevik olun.

Başvuru ve uygulama süreçlerini basit ve kısa tutun. Tüm prosedürleri ilk defa böyle bir girişimde bulunacakların kendi başlarına kolay ve hızlı yürütebilecekleri şekilde tasarlayın. Yalın düşünün, ara kademeleri ve tekrarları ortadan kaldırın. Başvuru, uygulama ve raporlama yükü başvuru sahiplerinin projelerinin asıl gereğini yapmalarını sekteye uğratmasın, uzmanlık gerektiren ayrı bir iş haline gelmesin.

Başvuru ve seçim kriterleriniz, sonuç beklentileriniz açık, objektif ve ölçülebilir olsun. Kullanacağınız soyut kavramların aynı kitle içinde bile farklı anlamlar ifade edeceğini hesaba katın. Subjektif unsurlarla ilgili takip edilecek rehber, referans kaynakları sıralayın. Hazırlanacak form ve belgelerde istenen açıklama ve diğer detayların derecesini belirtin. Zorunlu değilseniz bir rehberinizde başka rehber ve kaynaklara atıfta bulunmak yerine doğrudan ilgili bilgi (veya rakamı) paylaşın.

İletişime açık olun ve kesintisiz sürdürün. Tüm projelere ve başvuru sahiplerine eşit mesafede ve objektif olma endişesiyle potansiyel hedef kitlenizle aranıza duvar örmeyin. Onlarla sadece program dönemlerinde, başvuru çağrılarını yayınladığınızda, tüm yıl boyunca sürekli diyalog halinde kalın.

İletişiminizi çok kanaldan ve tutarlı sürdürün. Örneğin, sosyal medyada etkileşiminiz iyi ama yüz yüze iletişim kurmuyorsanız, bu ya herkesçe bilinen ve makul karşılanan bir usûl olsun ya da böyle yapmayın. Akademi, ticaret ve sanayi çevrelerinden birini diğerine tercih etmeyin, hiçbirini ihmal etmeyin. Tüm potansiyel başvuru sahipleriyle karşılıklı empati kurabilin.

Hedef kitleniz nerede, nasıl ulaşılmayı, hangi mesaj formatlarını tercih ediyorsa onları kullanın. Web sayfanız ve resmi duyurularınıza ek olarak ilgi alanlarına, sektörlere yönelik çeşitli yayınları, doğrudan kişisel iletişim alternatiflerini değerlendirin. Video ve infografik gibi dönemin ilgi çeken içerik formatlarını, tekniklerini kullanın. Fuar ve kongrelerde sadece stant açmayın, panellere, sunumlara da katılın. Hâttâ kendiniz de düzenleyin. Monoton ve yüzeysel olana yer vermeyin, heyecanlandırın ve teşvik edici olun.

Paylaşımcı olun ama bilgiye boğmayın, şeffaf olun ama mahremiyeti ihlal etmeyin. Destek programının tüm süresi boyunca içeriden ve dışarıdan kimin neyi ne zaman ne kadar ve nereden öğreneceği herkesçe anlaşılmış olsun. Bir kütüphane, (web) yayın veya kitap satış merkezi kurarak düzenli yayınlar sunun. Örneğin, kendi araştırma, rapor ve çalışmalarınızı; geçmişte destek verdiğiniz başarılı projelerin hikâyelerini; varsa bu proje sahiplerinin projeleri kapsamındaki yayınlarını paylaşın.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s