‘Parayla mutluluk olmaz’ diyorsan paranı doğru harcamıyorsundur!

Önceki gün Zeitgeist Europe 2013 Konferansında Michael Norton‘un yaptığı ilginç bir konuşmayı dinledim. Paranın mutluluk getirmeyeceği, hâttâ işleri berbat bile edebileceği klişesinin aksine, paranın mutluluk getirecek şekilde de harcanabileceğini savunuyordu.

• Michael Norton paranın mutlu olmak için nasıl harcanması gerektiğini anlatıyor

İpuçlarını birleştirince Norton’un geçen hafta yeni bir kitabının çıktığını keşfettim. Adı Mutlu Para: Akıllıca harcama bilimi. İçeriğine göz attım. Öyle her yerde ot gibi biten kişisel gelişim balonlarına benzemiyor. Norton, kitabı diğer yazar Elizabeth Dunn ile birlikte 10 yıldır etraflıca yaptıkları araştırmaların üzerine bina etmiş. Bu süre boyunca yeni araştırma bulguları edindikçe TED konferansı, The New York Times, Science, Psychological Science ve Harvard Business Review gibi saygın ortamlarda paylaşmışlar. Ben kendi payıma sıradışı araştırmalarını ve ilginç örneklerini kitapta kolay anlaşılır, espirili bir şekilde anlatmalarını sevdim.

Mutluluğu Satın Alacak 5 Harcama Prensibi

Paranın barınma, yiyecek ve sağlık gibi temel ihtiyaçları orta seviyede karşılayacak kadarının insanı mutlu edeceği kabul ediliyor. Ancak bundan fazlasının mutluluğu arttırmaya aynı oranda devam etmeyebileceği açıklanıyor. Yani esas mesele ne kadar paran olduğu değil, paranı nasıl harcadığın.

Parayı ve mutluluğu farklı yönleriyle araştıran yazarlar insanın çabuk adapte olan ve alışan bir varlık olduğunu görüyor. Bu nedenle lüks bir arabaya veya neye olursa olsun sahip olmak ilk kullanma ve deneyimlerde insanı mutlu ediyor ama buna alıştıktan sonra rutinleşerek artık mutluluk kaynağı olamıyor. Bu nedenle paranın beynin alışma becerisini geçersiz kılacak, rutine, alışkanlığa dönüşemeyecek şeyler için harcanmasını öneriyorlar. Bunu başarmak için ise eşyalar yerine deneyimlere odaklanmak gerekiyor.

1. Deneyim satın almak. Yaşanan deneyimler sürekli bir değişkenlik ve yenilik içerdiği için beynin adapte olarak bunları sıradanlaştırması zor. Bu nedenle “deneyim” yanı ağır basan konser, seyahat veya özel bir yemeğin, “ürün” yanı ağır basan ayakkabı, takı veya televizyon satın almaktan daha fazla mutluluk sağladığı tespit edilmiş. Dolayısıyla daima hatırlanacak anılar, özel anlar ve yaşantılar için para harcanabilir. Özellikle de sosyalleşme içerenler önem taşıyor.

2. Kendine ikramda bulunmak. Beklendik ve rutin olanı aşmak için kendine sürprizler hazırlayacaksın. Rutinleşen veya kolay elde edilebilen zevkler bollaşınca ilk seferki keyiflerini artık vermeyebilirler. Bu nedenle bunların kıtlığını yaratmak uygun olur. Bazı tüketimler seyrekleştirilerek veya ara verilerek tekrar başlandığında daha özel gelebilirler. Örneğin her gün içtiğin çay, kahveye ya da gittiğin maçlara önce ara verip, sonra tekrar başlayabilirsin. Olağan market alışverişlerinin bile zamanı, yeri, içeriği ve sıklığıyla oynanabilir.

3. Zaman satın almak. Bol zamana sahip olmak, olmasan bile öyleymiş gibi hissetmek insana iyi geliyor. Dolayısıyla çok vaktini alan işleri ve tüketimleri daha az zaman alacak şekilde ayarlayabilir ya da başkasına yaptırtabilirsin. Bu arada, az zamanın olduğunda bile gönüllü çalışmalar yapmak ve başkaları için zaman harcamak da daha mutlu hissettiriyormuş. Ayrıca, televizyon seyretmeye ve evle iş arasındaki yolculuğa daha az zaman harcamak; aile ve arkadaşlarla vakit geçirmeye daha fazla zaman ayırmak öneriliyor.

4. Önce ödeyip sonra tüketmek. Araştırmalara göre parası önceden ödenmiş bir şey tüketilirken bedavaya geldiği hissi ya da en azından o an için ödeme kaygısı taşınmaması insanı rahatlatıyor. Bu yüzden bazı şeyleri önceden satın almak, rezerve etmek, alıp kenara koymak veya parasını bir köşeye ayırmak fayda sağlayabilir. Bunun da ötesinde, örneğin tatil seyahati gibi bir keyif harcamasını önceden yapmanın, tatile gidinceye kadar güzel beklenti ve hayaller kurmaya izin vermesi sebebiyle ek faydası da var diyor yazarlar.

5. Başkaları için harcamak. Bir başka ilginç araştırma ortaya koymuş ki, başkaları için harcamak kendine harcamaktan daha fazla mutlu ediyor. Yani tanıdıklarınla güzel vakit geçirerek onlara birşeyler ısmarlamak, ihtiyaç sahiplerine bağışlamak, başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak gibi yollarla diğerleri için bir şeyler yaparak güzel hisler yaşayabiliyorsun.

Uygulama

Bence tüketim ve harcama davranışlarımız hakkında söylenenler makul ve tüketiciler olarak bizim için üzerinde durmaya değer. Ama daha önemlisi, yeni ürün ve hizmet geliştiren, pazarlama stratejisi belirleyen, reklam yaratan, müşteri deneyimini tasarlayanlar bu prensipleri göz önünde bulundururlarsa, tüketici ihtiyaçlarıyla daha fazla örtüşen ve mutlu eden çalışmalar üretebilirler. Bunların uygulama örnekleri veya prensiplerin detayı için kitaba ve aşağıdaki kaynaklara bakılabilir:

Use your money to buy happier time CNN, 20.Mayıs.2013
5 ways money can buy happiness MSN Money, 20.Mayıs.2013
Buying happiness Los Angeles Times, 19.Mayıs.2013
Tips to spend money smarter and be happier – Q&A Psychology Today, 16.Mayıs.2013
From McRibs to Maseratis: The power of scarcity marketing HBS WK, 15.Mayıs.2013
Spending your way to happiness – Interview Financial Post, 6.Mayıs.2013
Heavens, not havens The New York Times, 13.Nisan.2013
Labor and Love (video) TEDxSomerville, 4.Mart.2012
Spending on Happiness HBS WK, 2.Haziran.2008

Siz ne düşünüyorsunuz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s